2016 yılının ilk ayını geride bıraktık. Bu yazımızda fon piyasasının bu yıla nasıl bir başlangıç yaptığını incelemeyi amaçladık. Fon getirilerinde 2015’teki durum devam etmekte mi, değişimler yaşanmış mı sorularını finansal piyasalardaki gelişimlerin de ışığında yanıtlamaya çalışacağız.

Öncelikle hisse senetleri piyasasında yaşanan olumlu gelişme ve bunun etkileri ile başlayalım. Bilindiği üzere BIST100 endeksi 2015 yılını 71,727 düzeyinde tamamlamış ve seneyi %16 kayıpla bitirmişti. 2016’nın ilk ayında ise endeksin %2.4 değer kazandığını ve 73,481 seviyesine yükseldiğini görüyoruz. Bu yükselişte Fed’in Mart ayında faiz artırımına gitmesi beklentisinin zayıflamasının, petrol fiyatlarındaki gelişmelerin ve Japon Merkez Bankasının faiz oranlarını negatife çekmesinin küresel piyasalarda yarattığı olumlu görünümün etkisi bulunmaktadır. Yurtiçindeki etkilere bakarsak dış ticaret açığındaki azalmaya bağlı olarak cari açıkta yaşanan düşüşün olumlu bir etki yarattığı söylenebilir. Yine bir diğer etki de endeksteki düşüşe bağlı olarak gerçekleşen tepki alımlarıdır. Hisse piyasasında yaşanan bu gelişmelerin fon piyasasında da getirileri artırıcı etkileri hem hisse hem de değişken&karma fonlarda görülmektedir. 2016 Ocak ayında hisse fonlar ortalama %1.57 ve değişken&karma fonlar ise ortalama %1.02 değer kazanmıştır. Bu durum özellikle geçen seneyi negatif getirilerle tamamlayan hisse fonlar açısından farklı bir tablonun oluştuğunu bize göstermektedir. Burada yakalanan ivmenin sürdürülebilmesi ise yukarıda bazılarına değindiğimiz piyasa dinamiklerinin nasıl bir seyir izleyeceği ile yakından ilişkilidir. 2016 yılında bu fonların değerleri Fed’in faiz artırım kararları, petrol fiyatlarının seyri ve Çin ekonomisindeki gelişmelerin etkisi altında şekillenecektir. Bu noktada halen gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye girişi beklentilerinin zayıf olduğunu da gözden kaçırmamakta fayda vardır. Küresel piyasalarda volatilitenin yüksek olmasına bağlı olarak risk iştahı da düşüktür. IMF ve Dünya Bankası’nın 2016 beklenti raporlarında küresel büyüme beklentileri ve gelişmekte olan ülkelerin büyüme beklentileri aşağı yönlü olarak revize edilmektedir.

yazı_3

Bu seneye en iyi başlangıcı yapan fonlar kıymetli maden fonları olmuştur. Kategori bazında 2016 Ocak ayı ortalama getirisi %6.1 düzeyindedir. Bunun temel nedeni altının ons fiyatının Ocak ayında dolar bazında %5.3 artmış olmasıdır. Aynı zamanda TL’nin dolar karşısında yaşadığı aylık kaybın da (%1.1) altın portföylerinin değerini artırıcı etkisi unutulmamalıdır. 2015 yılında kıymetli maden fonları, altının ons fiyatındaki düşüşlerin portföy değerlerinde yarattığı olumsuz etkiyi TL’nin dolar karşısındaki yüksek değer kaybıyla paralize etmişlerdi. Bu yıla ise farklı bir ivmeyle başladılar: Altının değer kazanması. Altının değerinin ardında yatan piyasa dinamiği ise yukarıdaki satırlarda da belirttiğimiz küresel ekonomilerle ilgili kaygılar ve risk iştahının zayıf olması. Bu olgular yatırımcıların “güvenli liman” olarak gördüğü altına olan talebi artırıyor.

Borçlanma araçları fonları 2016 yılının ilk ayında %0.77 ortalama getiri elde etmiştir. Bu kategoride yer alan fonlara daha detaylı bakıldığında kamu dış borçlanma araçlarına yatırım yapan fonların bu ayki ortalama getirisinin %2.2 olduğunu görmekteyiz. Bu oran hem kategorinin hem de tüm yatırım fonları ortalamasının (%0.87) oldukça üzerindedir. Kamu dış borçlanma araçlarına yatırım yapan fonlar geçtiğimiz yıl ile benzer bir performans ile yıla başlamışlardır. Bu ivmenin halen süren TL’nin yabancı para birimleri karşısında değer kaybetmesinden kaynaklı olduğu ortadadır.